Melek Hanım (Kontes Nouriye)
1886-1968 | Yazar Terzi
Yaşam Özeti
1886-1968
Melek Hanım (Kontes Nouriye) hanımın yaşam sürdüğü tarih aralığı.
Kontes Nuriye (Nuriye Hanım)
Osmanlı’dan Avrupa’ya Uzanan Bir Hayat: Sürgün, Temsil ve Kültürel Aracılık
Kontes Nuriye, geç Osmanlı döneminde yaşamış, Osmanlı elitine mensup, çok dilli ve çok kültürlü bir kadın entelektüeldir. Avrupa’da Comtesse Nouriye adıyla tanınan Nuriye Hanım, özellikle sürgün, kadın temsili, ve Osmanlı–Avrupa ilişkileri bağlamında dikkat çeken bir figürdür. Hayatı, Osmanlı kadınlarının kapalı alanlardan Avrupa’nın kamusal ve entelektüel sahnesine uzanan kırılmalı geçişlerini görünür kılar.
Kökeni ve Eğitimi
Nuriye Hanım, Osmanlı Devleti’nin hariciye teşkilatında görev yapmış, dönemin tanınmış diplomatlarından Mehmet Nuri Bey’in kızıdır. Babası, II. Abdülhamid döneminde Osmanlı diplomasisinin seçkin isimlerinden biri olarak hem İstanbul’da hem de uluslararası çevrelerde saygınlık kazanmıştır. Ailesi aynı zamanda Fransız kökenli bir geçmişe sahiptir; baba soyunda, Osmanlı hizmetine girerek Müslüman olan Chateauneuf Markizi (Reşat Bey) yer alır.
Nuriye Hanım ve kardeşleri, yabancı mürebbiyeler ve öğretmenler eşliğinde yetişmiş; küçük yaşlardan itibaren Fransızca ve İngilizceyi ileri düzeyde, ayrıca Batı kültürünü yakından tanıyacak şekilde eğitim almışlardır. Dönemin Osmanlı kadınlarının büyük çoğunluğundan farklı olarak, entelektüel birikimi, dil yetkinliği ve temsil gücü yüksek bir çevrede yetişmiştir.
Kadınlık Deneyimi ve “Kafes” Hayatı
Nuriye Hanım’ın gençliği, Osmanlı elit kadınlarının yaşadığı kafes/harem hayatının sınırlılıkları içinde geçmiştir. Kadınların kamusal hayattan yalıtılması, evlilik ve yaşam kararlarının erkekler tarafından belirlenmesi, onun kuşağının ortak deneyimidir. Bu kapalı yaşam biçimi, Nuriye Hanım ve ablası Zinnur Hanım’da derin bir huzursuzluk ve çıkış arzusuna yol açar.
Pierre Loti ve Les Désenchantées
Nuriye Hanım, ablası Zinnur Hanım ile birlikte, Osmanlı kadınlarının yaşadığı baskıları Avrupa kamuoyuna duyurabilmek amacıyla Fransız yazar Pierre Loti ile temas kurar. Bu temaslar, Loti’nin ünlü romanı Les Désenchantées (Mutsuz Kadınlar) için ilham kaynağı olur.
Romanda Nuriye Hanım, “Melek” karakteriyle temsil edilir. Her ne kadar roman kurmaca bir çerçeve sunsa da, anlatının merkezinde Nuriye ve Zinnur Hanım’ın gerçek deneyimleri yer alır. Nuriye Hanım, ilerleyen yıllarda romanla ilişkilendirilen bazı görsel ve anlatıların Pierre Loti tarafından bilinçli olarak kurgulandığını özellikle vurgulamıştır.
Kaçış ve Sürgün (1906)
1906 yılında Nuriye Hanım ve ablası Zinnur Hanım, sahte pasaportlarla İstanbul’dan Paris’e kaçarlar. Bu kaçış, hem Osmanlı başkentinde hem de Paris’te büyük yankı uyandırır; Avrupa basınında “haremden kaçan kadınlar” başlıklarıyla uzun süre gündemde kalır.
Bu olay, Osmanlı yönetiminde ciddi bir krize yol açar. Babaları Mehmet Nuri Bey, kızlarının bu kaçışı nedeniyle yoğun bir baskı ve üzüntü yaşar ve kısa süre sonra teessüründen hayatını kaybeder. Böylece Nuriye Hanım’ın sürgün deneyimi, aynı zamanda derin bir ailevi kopuş ve kayıp anlamına gelir.
Evlilik, Konteslik ve Paris Hayatı
Paris’te Nuriye Hanım, Polonya’dan Fransa’ya sığınmış zengin bir Polonyalı kont ile evlenir ve bu evlilikle “Kontes” unvanını alır. Uzun yıllar Paris’te yaşayan Nuriye Hanım, burada yalnızca bir sürgün değil, aynı zamanda kültürel bir aracı hâline gelir.
Paris’in entelektüel çevrelerinde tanınır; Auguste Rodin, Sarah Bernhardt, Claude Farrère gibi dönemin önemli sanatçı ve yazarlarıyla dostluk kurar. I. Dünya Savaşı ve mütareke yıllarında Paris’te düzenlenen kültürel toplantılarda Türk edebiyatı ve tarihi üzerine konferanslar verir. Bu konuşmalar, Fransız basınında ilgiyle karşılanır ve Osmanlı kültürünün Avrupa’daki temsiline katkı sağlar.
Aile Hayatı
Nuriye Hanım’ın iki oğlu ve iki kızı olur. Ablası Zinnur Hanım’ın Paris’te doğan kızını da evlat edinerek toplamda beş çocuğun bakımını üstlenir. Çocuklarının tamamı Batı kültürü içinde yetişmiş, Türkçe bilmeyen bir kuşağa mensuptur.
Çocuklarından biri Paris’te tanınmış bir doktor, diğeri Paris Radyosu’nda görev yapan ve ödüller kazanan bir müzisyen olur. Kızlarından biri Rothschild ailesine gelin giderken, diğeri İngiliz ya da Kanadalı bir ressamla evlenir.
Son Yılları ve Mirası
Nuriye Hanım, hayatının son yıllarını Paris’te geçirir; ileri yaşlarında bir huzurevinde yaşamını sürdürür. 80’li yaşlarının üzerinde, canlı zekâsını, espri yeteneğini ve anlatma arzusunu koruyarak hayatını tamamlar.
Kontes Nuriye, Osmanlı kadınlarının yalnızca edilgen figürler olmadığını; aynı zamanda temsil eden, anlatan ve kültürler arasında köprü kuran özneler olduklarını gösteren önemli bir tarihsel figürdür. Hayatı, Osmanlı’dan Avrupa’ya uzanan kadın sürgünlerinin, edebiyat ve kültür aracılığıyla nasıl dönüştürücü bir güce sahip olabildiğini gözler önüne serer.
Abdul Hamid's Daughter: The Tragedy of an Ottoman Princess
Melek Hanım (Kontes Nouriye)
Melek Hanımın kurgu romanı
İncele
Un Scandal a Constantinople
Le Petit Journal
Zeynep ve Melek hanımnın kaçış hikayesi (Fransızca). Orientalist bir anlatı
How I became a Dressmaker
Melek Hanoum
Melek Hanımn Strand dergisi için yazdığı yazı
Pierre Loti'nin roman kahramanlarından Kontes Nuriye
Taha Toros
Taha Toros arşivinden
Pierre Loti'nin bir kahramanı ile mülakat
Adile Ayda
Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmış bir haber
Le Role De la Femme Turque
Melek Hanoum
Les Annales dergisinde yayınlanmış yazı
Abdulhamid'daughter review
Manchester Crouier
Melek Hanım'ın kitabının değerlendirmesi. Bu gazete içeriği British Newspaper Archive’tan alınmıştır www.britishnewspaperarchive.co.uk
"we paid for our altruism with the bitter sorrow of exile. Yet we struck our blow—the first—and surely some honour belongs to the pioneer."
"And now I ask myself, since I have shown Turkish women the way into the business world, will they follow? They have proved they can have energy and courage when it is necessary. They have done their part in saving their country from foreign inva- sion; why should they not bear their share of the family financial burdens, as I do?"